İtirazın iptali davasında icra inkâr tazminatı
Borçlunun ödeme emrine itirazı haksız çıkarsa alacaklı hangi koşullarda tazminat alır, alacağın likit olması ne demektir?
, İcra ve İflas Hukuku, 1 dakikalık okuma
İlamsız takipte borçlunun ödeme emrine itiraz etmesiyle takip durur. Alacaklı, takibe devam edebilmek için itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Ticari uyuşmazlıklarda bu davadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; arabuluculukta geçen süre, bir yıllık hak düşürücü süreden sayılmaz.
Tazminatın koşulları
İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesine göre, itirazın iptali davasında borçlunun itirazı haksız bulunursa, talep hâlinde borçlu, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilir. Buna karşılık alacaklının takibi haksız ve kötü niyetli bulunursa, bu kez alacaklı aynı oranda tazminata mahkûm edilebilir.
Tazminata hükmedilebilmesi için alacağın likit, yani miktarının belli ya da belirlenebilir olması gerekir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre alacak, borçlunun takip tarihinde elindeki belgelerle ve yargılamaya gerek duymadan miktarını bilebileceği durumdaysa likittir. Miktarın ancak bilirkişi incelemesi, takdir ya da tarafların karşılıklı alacaklarının tasfiyesiyle ortaya çıktığı durumlarda tazminat talebi reddedilir.
Uygulamada dikkat edilecekler
- Tazminat kendiliğinden verilmez; dava dilekçesinde açıkça talep edilmelidir.
- Tazminat, davada haklı çıkılan ve likit kabul edilen tutar üzerinden hesaplanır.
- Fatura, cari hesap ekstresi ya da kabul edilmiş hakediş gibi belgeler, alacağın likit olduğunun ispatında belirleyicidir.
- Kısmen likit, kısmen likit olmayan alacaklarda tazminat yalnızca likit kısım için istenebilir.
Borçlu tarafında ise itirazın gerekçesinin baştan belgelendirilmesi, hem davanın esası hem de tazminat riski bakımından önem taşır.